yagmur yureklım... BASLATaşk, sevgi, romantizm, şiirleri, yazıları, resimleri, yazısı, fotoğrafları, mesajları, kitapları, sözleri, eserleri, sms, smsleri

 Gönülçelen Ailesi MSN'de! Listeye katılmak için tıklayın. Sohbet odasına yönetici başvuruları
MSN'de Gönülçelen'i kullanmak için geniş anlatım.
Cevapla 
 
Derecelendir
  • 0 Oylar - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
yagmur yureklım...
Yazar Mesaj
capris
Ziyaretçi / Kayıtlı Değil

 
Mesaj: #1
yagmur yureklım...
YAĞMUR YÜREKLİM


Dünyada mutlak bir adalet yoktur. Zaman ilerledikçe yaşama isteği körelip gidiyor. Yılların acımasızlığı yüzümüzdeki çizgilere yansıyor. Hayallerimizle gerçek arasında bir yol inşa etmeye cesaret edemememizin derin sancısını yaşıyoruz…



Nasıl bir etkileşimdir ki bu bazen kelimelere dökmekte zorlanıyorum.



“Aşksız kalma ki ölmeyesin, aşkla öl ki diri kalasın. “ diye buyuruyor. Hz.Mevlana



Yüreğimizin bir köşesinde ömür tırmalayan ve bir türlü küllendirmediğimiz aşk. Yeni bir hayat, yeni bir yaşam arzuladığımız. Söylemesi kulağa ne kadarda hoş geliyor. Damarlarında yakıcı sıcaklığıyla ve büyük bir hızla dolaşırken kanın. Hala genç olan bedeninin sabırsızlığını nasıl dindirebiliyorsun.



Şimdi birkaç dakika da olsa gözlerini kapatıp hayallere sarılmanı istiyorum. Ve düşün acaba yeni bir aşka yelken açabilir miyim ? Yoksa alışkanlıklarıma kaldığı yerden devam mı ? etmeliyim.



Hayat her zaman cömert davranmıyor insana. Çoğu kez de bir zalim gibi, bizi zoraki tercihlerle baş başa bırakıyor. Kaçımız başlangıçta düşlediğimiz bir yaşantının içerisindeyiz. Önceleri çok masumane niyetlerle alınan bu kararlarımız. Bir zaman sonra bakıyorsunuz, dinmez bir sızıya dönüşüyor. Gün be gün tükendiğinizi hissediyorsunuz. Sizin adınıza, size sorulmadan kurulan bir yaşamın parçası oluyorsunuz. Hem de sorulduğunda sadece mutlu olmanız ve sizin iyiliğinizin düşünüldüğü söylenerek.



Peki bizler kendi iyiliğimizi istemeyecek kadar düşüncesiz miyiz ? Yoksa kendimize kötülük edecek kadar canimi ? Sanmıyorum, küçük yaşlardan itibaren, susturulmuş bir yüreğin susan sesi olarak tercihlerimizi kendimiz yönlendirmiyoruz.



Büyüklerimizi kırmamak, üzmemek adına söylediğimiz zoraki evetlerin ise, aslında birer hayır olması gerektiğini. İçimizi kavuran gerçek aşkın, bir rahmet gibi yüreğimize düştüğünde anlıyoruz. Bir o kadar isteyip, bir o kadarda çekindiğimiz aşk, bir zaman sonra yüreğimizin derinliklerinde gizliden gizliye hayat bulup yeşermeye başlıyor.



Artık iki kişilik bir hayatın parçası olarak. Yine tercihlerle baş başa kalıyorsunuz. Bel ki bu kez kendiniz için büyümesine izin vereceksiniz. Bir tarafta artık yeter seninde kendine ait bir yaşamın, bir yüreğin var diyen ses. Diğer tarafta cesaret edemediğiniz için, bütün bu yılların özlemini mutluluğa hayır diyerek, yüreğinizin derinliklerine gömüyorsunuz.



Yeterli mi.? Becerebildiniz mi unutmayı ? Zaman geçtikçe görüyorsunuz bazı geceler elem ve mateme dönüşüyor. Kalbiniz rahat değil. Mütemadiyen alışkanlıklara dönüşmüş bir ilişki. Oysa aşkı duyumsamak bu kadarda uzak olmamalı. Kaçımız cesaret edebilir ki. Kaçımız cevaplandırır içinden gelen güçlü çağrıları. Kaçımız şu anda sevdiğimiz insanla, yada aşığım diyebileceğiniz insanla beraber. Yada bu insan benim için huzur, güven ve en önemlisi aşk insanı diyebiliyorsunuz.



Bir yanı yitik gönüllerle dolu, suskun bir toplumuz. Kendilerini özgürce ifade etme ortamı verilse, kim bilir bize anlatacakları ne acıklı hikayeleri vardır. Kaçımız onların duygularına tercüman olabiliyoruz. Kaçımız onların susan yüreği olabiliyoruz.



Neden hep susmalara teslim yüreğimiz. Ne kadar oldu bir tende özlenmeyi hissetmeyeli, Ne kadar oldu özel bir geceyi düşlemeyeli. Parfümünüzü o anın hayaliyle teninizde gezdirmeyeli ne kadar oldu. Göz kalemini gözlerinle buluşturmayalı, Kırmızı rujunu o özel geceyi düşleyerek dudaklarına sürmeyeli. Ne kadar oldu. İçindeki kadının güzelliğini keşfetmeyeli ne kadar oldu. Yoksa arzu, tutku bunlar sana uzak kelimeler mi? Unuttun mu ? Unutturuldun mu ? Bel ki içinden kızıyorsun bana. Ama hayır bunları duymalısın. Yüz çevirdiğin hayallerle yüzleşmelisin. Hayatın sürprizlerle dolu olduğunu unutmamalısın.



Bak dinle; hoş bir müziğin tahrik edercesine yayılan tınısı vücutlarımızda geziniyor. Ne kadar oldu Sevdiğin insanın kollarında dans etmeyeli. Başını geriye atarak, kendini rüzgara bırakan bir yaprak gibi titremeyeli, savurmayalı saçlarını ne kadar oldu.



Yeni bir bahar gibi içindeki kıpırdanışı sözcüklere dönüştürememenin kavurucu ateşi hiç düşündürmedi mi ? İçinde gittikçe çoğalan ses hadi hadi diye kıvranırken. Önleyemediğin dürtülere kulak vermeyecek misin.? O nefesi ciğerlerine çekmeyi, kuruyan dudaklarının yeniden hayat bulmasını istemeyecek misin. ? Bir yanda özlemlerin diğer yanda korkuların, düşünüp durursun uykusuz gecelere bir yenisini daha ekleyerek.



Düşündükçe o sıcacık yatağın seni ısıtmadığını, aksine soğuk bir mezara dönüştüğünü fark edersin. İçinde harlanan ateşi, yakacağın sigaranın dumanında boğmak umuduyla doğrulursun yatağından.

Boğulursun özlemin girdabında. Pencereden süzülen ay ışığının büyüsü çeker seni. Elinde sigaran balkona yürürsün. Gecenin hafif ürpertisine rağmen, içindeki ateşle aslında hiçte üşümediğini fark edersin. Derin derin nefes alırsın sigaradan. Bir nefes daha, bir nefes daha. İçine çekmek istediğin sigara dumanımı değil mi onu bile itiraf edemezsin kendine. Yıldız yıldız geceler diliyorum sana. Bak bakalım bu gecede yıldızlar duruyor mu yerinde.



Bense bir yabancıyım bu şehirde, bir sürgünüm sensiz. İçimde sana kavuşma arzusu. Can cananına ulaşmak için can çekişiyor. İşte bir gün biri çıkıp ruhunun derinliklerine inip, yıllardır unutulmaya yüz tutmuş duygulara yön vermeye başlar . Yüreğinizin bir köşesinde gizlenen kuşun özgürlük için kanat çırpışını duyumsamaya başlarsınız. Kimi zaman kendi irademiz dışında içimizden gelen sessiz çağrılar vardır. Seninde bu çağrılara kulak vermeni istiyorum.



Biliyorum elimden gelen pek bir şey yok şimdilik, yalnızca satırlarım var. Gözlerini bile göremediğim gibi, o tutku dolu yüreğe ait sesi bile özler oldum. Biliyorum ki sevgilerin tümünü hak ediyorsun. Bu nedenle seni incitmekten çekindiğim ve sana layık olan doğru cümleleri kurmak için bütün sözcüklerimi tartarak oluşturuyorum.



Öyle bir aşk ki tutku…



Bir gün uyanırsınız. Aslında her şey sıradan bir gündür. Bir tesadüfle başlar. Okuduğunuz bir yazı ya da duyduğunuz bir çift söz. İlk kıpırdanış belki de diriliştir bu. İşte başlangıç noktası, işte sevginin yeşerdiği ve eyleme dönüşme anı. Biliyorum belki bu satırları okuduğunda yüzünde bir şaşkınlık oluşacak. Sonrasında bir parça tebessüm ve bir parça hareketlilik oluşacak yüreğinde.



Bir gölgeye mi, bir nil’e mi yoksa bir hayale mi aşık oluyorum.



Güzel amellerimin karşılığısın, tanrının bir lütfu bana. Gönül o aleme daldı. Tutuldu dilim. Sana can diyorum. Sana yar diyorum “Bela” deyişini nasılda umursuyorum. Nasılda duyumsuyorum.



Yağmur yüreklim. Hani yağmurda saatlerce yürümekten bahsediyordun. Zamanın durmasını, yalnızca sen ve doğa baş başa iliklerine kadar ıslanmaktan bahsediyordun. Yağmurda dans edecek, içindeki özgürlüğü dışa vurarak çığlıklar atacaktın. Bel ki kimilerine göre çılgınlık sayılacaktı. İnsanın içinden geçenleri gerçekleştirmesinden daha güzel ne olabilir ki.



Yağmurlar yeni bir doğuma neden olan ümit damlaları değil mi ? Yağmur damlaları bir sihir gibi üzeremize düştüğünde bütün geçmişimizden arındırsa bizi. Bütün yaşananları geride bırakarak yeniden başlamamıza yardımcı olsa, bir çiçek gibi yeniden filizlensek. Yoksa ben mi anlamlar yüklüyorum sıradan olaylara. Kendimi mi kandırıyorum. Neden senin hayallerinde kendime ait bir dünya kuramıyorum.



Güzel bir söz vardır hatırlarsın. “ Yağmurlardır büyüten zambakları, gök gürültüleri değil. ”



Yağmurlar neden büyütmesin sevgimizi. Islak gözlerimi yüreğinin nehirlerine gizliyorum. Ne mutlu yanında seninle olanlara, nasılda imreniyorum. Ne mutlu sana dokunup sesini duyanlara, seni, yüreğini tanımadan yanında gezenlere , hepsi sana çok yakın ama hiç biri hasret değil benim kadar kokuna.



Şimdi senin yanında gözlerinin derinliklerinde kaybolmak vardı. Oturup dizinin dibinde ellerini avuçlarıma alıp sevdamı haykırmak vardı. Beline kadar uzanan ipek saçlarına ilmek ilmek sevgimi örmek vardı. İnsanları yüceltmeyi pek sevmem lakin senin güzelliğin karşısında zaten sözlerimin bir elzemi yok. Yüce yaradan seni zaten yüce yaratmış. Belki de bugüne kadar sana söylenmiş benzer sözlerin, duyguların papağanıyım. Ne farkım var ki senin yanında.



Kimim ben. Belki fazlayım, belki eksik, belki yersiz duygularım, belki erken ama geç kalınmış olmamalı. Umut olmalı. Öyle ya umut olmasaydı insanlar ağaç dikerler miydi. Umut olmasa anneler çocukları emzirirler miydi. Umut olmalı insanı ayakta tutan, yaşama sevinci veren bir umut olmalı. Bundan sonra umudum sensin. Düşlerimde yer edindiğin aşikar. Her günüm sana dönük.



Nedir bu ruhumdaki tarifsiz sızı, nedir bu mukaddes azap. Tutku dolu bir yüreğe ait olamamanın bedelimi ödediğim. İçimde dolaşan kanın hızına yetişemiyor sözcüklerim. Gökyüzü ağlıyor yokluğunda. Şimdilik sözcüklerle geçiriyorum günlerimi. Seni anlamadan, içimdeki sevgiyi anlatamayan sözcüklerimin bir değeri olmayacak. Bir yürekte yer edinmeyi beceremeyen bir adamın sözcüklerini kimseler okumayacak, kimseler satın almayacak.



Bir gece kibrit alevi gibi, Uhrevi bir akşam, zaman durmak bilmiyor. Saatler nasılda birbiri peşi sıra ilerliyor. Odanın sessizliğini kalp atışı gibi vuran saatin tik tak ları bozuyor. Tan yeri kızıllığına bürünmek üzere, masamda kağıt, kalem boynu bükük. Derin bir çığlık, içime sindiremediğim yokluğun. Bir türlü dindiremediğim özlemim. Yelle yeksan olmuşum yüreğimde bir iç savaş.



Hayalet gibiyim geceden kalanlarla, sakallarım uzamış, gözlerim kan çanağı üç gündür. Bu kaçıncı uykusuz gün bilmiyorum kaçıncı gece sensiz. Yokluğunun müsebbibi benmişim gibi. Kendimi cezalandırıyorum. Telefonlarım çalıyor açmıyorum. Kapım çalıyor duymuyorum. Bir ben vardı bende oda şimdi sana ait. Ne olur gör şu halimi emanetine sahip çık. Bir adım bile atmak gelmiyor içimden nasıl bir tutku bu bir zehir gibi işledin yüreğime.



Ümit ve korku arasında hep bir denge vardır. Bu kadar cesaretsizde değilim ama nedir beni bu kadar suskun kılan. Reddedilme korkusu mu. ? Aşk için hikayeler yazan ben. Her kese öğütler dağıtan ben. Kendime verecek tek bir öğüdüm bile yok. Aşk nasılda kestin beni elden ayaktan. Ben A dan Z ye kelimelerle uğraşan bir adam. Üç harfe takılı kaldım üç gündür. Her gün özenerek onu büyütüyorum.



Ve yıllardır ömrümü harcadığım, benim için en değerli varlığım olan bu üçü. AŞK’ ımı sana sunuyorum.



Ölümden sonra dirilişin yeni adısın benim için. Solgun yüreğime doğan güneş. Mihrabımsın nicedir yüz döndüğüm. Adaletin, aşkın terazisi var ise eğer. Gönlümün öbür kefesinde de muhakkak sen olmalısın. Kader denen yazgıya inanmak istiyorum. Ortak düşlerimiz, ortak bir hayatımız olmalı, hayatı, güzelliği, iyiliği yaşanacak bir insana dair tüm duyguları hissetmeliyiz.



Her insanın acı, tatlı kendine özgü bir hikayesi vardır. Geçmişi tekrar geri getiremeyiz belki ama geleceğe dair pek çok şeyden bahsedebiliriz. Bu birazda senin yüreğine bağlı. Bunun cevabı sende gizli. Bazı hikayeler duyguların dürtüsü, veya ruhun eşini bulması olarak adlandırabiliriz. İşte bizim hikayemiz burada yeni başlıyor.



Ne bekleriz yaşamdan. Yaşam bizden ne bekler. Hoyratca tüketmeyelim zamanı. Başlangıçta bir sarsıntı, bir şaşkınlık yaşayacağın kesin. Normalin dışında gelişecek pek çok şey. Bazılarına uyacağız. Bazılarında zorlanacağız. Bazıları içinse sabırsızlanacağız. Aramızda yıkılmaz bir bağ kurmalıyız.



Yağmur yüreklim her lahza aklımdasın. İşte buradayım dimdik. Adını adımın yanına yazıyorum utanmadan. Korkmadan.



Gönlümüze çekilen perdelerin kaldırılma zamanı artık. Gülümsemek istiyorum. Göğsünün kafesinde büyüttüğün kuşu salıver gitsin. Salıver ki gülebilsin. Salıver ki gönlüme, düşlerime düşebilsin.
11-08-2007 04:48:31
Alıntı Yaparak Cevapla
*Lavinya*44 Bayan
Cezalı Üye

Üyelik tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 5,432
Şehir: İstanbul
Ruh Halim: Kustah
Durum: Çevrimdışı
Mesaj: #2
RE: yagmur yureklım...
çok güzel bir yazı serpil emeğine sağlık canım
11-08-2007 04:53:29
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla 


Benzeyen Konular
Konu: Yazar Cevaplar: Görüntüleyenler: Son Mesaj
  Silahına Aşık Olursun ... B0ZB3Y 3 64 05-11-2008 17:52:09
Son Mesaj: diskopat
  NE OLURSUN ÖLME güzgüzeli 9 159 17-09-2008 13:55:14
Son Mesaj: öf öf öf öf öf
Sad Çocukları Küçük Kurşunlarla Mı Vururlar Anne ? TERİANA 4 87 23-08-2008 17:31:33
Son Mesaj: TERİANA
Exclamation Hayat Bu Anne .. ! Papatya 8 141 15-07-2008 16:44:31
Son Mesaj: Papatya
  Yalanlar söyle bana KanLı_Kontes 0 85 13-07-2008 07:27:23
Son Mesaj: KanLı_Kontes
Rolleyes Anne Olmak... (Bazıları der ki.... ) TERİANA 6 100 29-06-2008 05:19:14
Son Mesaj: TERİANA
Sad ERKEKLER GÖZYAŞI KATİLİ Mİ ANNE ? TERİANA 21 242 12-06-2008 10:37:46
Son Mesaj: TERİANA
  Açma KapıLarımı , Üşür YaraLarım Anne..! Eftelya 0 52 22-04-2008 09:47:57
Son Mesaj: Eftelya
  senin adin kederli anne... 28/03/2008 Keloğlan 0 62 28-03-2008 08:35:58
Son Mesaj: Keloğlan
  Anne bu gece yüreğine sığınabilir miyim... my_angel89 6 106 23-03-2008 15:16:41
Son Mesaj: my_angel89
  N'olur bugün dövme anne! TERİANA 2 286 01-02-2008 22:10:03
Son Mesaj: TERİANA
  musait olunca beni severmisin anne yusuf_ 3 85 17-12-2007 09:03:54
Son Mesaj: eternity
  Sol Yanım Ağrıyor Anne... aziM 4 289 03-12-2007 09:47:57
Son Mesaj: aziM
  Ben dogali çok oldu anne… TERİANA 2 81 08-11-2007 03:48:03
Son Mesaj: TERİANA
  BU BAYRAM SENSİZİM ANNE... diskopat 0 178 14-10-2007 14:43:44
Son Mesaj: diskopat

Forum Atla:

İletişimGönülçelen.NetYukarıya dönİçeriğe DönHafifleştirilmiş SürümRSS Beslemesi
1 2 3 64 131 266 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 286 283 284 285 287 288 289 290 291 292 293 262 264 267 263 294 295 296 297 298 4 255 256 5 6 7 251 8 71 260 75 72 73 74 76 77 78 79 80 81 82 83 84 9 10 12 14 13 17 18 16 236 11 15 19 20 21 42 43 44 45 55 28 22 27 95 31 30 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 63 233 52 103 234 248 46 48 125 47 49 50 261 85 86 87 88 89 90 91 141 23 24 25 129 133 132 134 26 253 100 220 232 235 92 29 110 93 96 94 97 98 99 126 128 101 65 66 67 68 69 70 130 146 147 148 149 150 151 212 213 214 209 221 222 223 224 225 226 117 118 119 120 121 122 123 124 102 104 105 106 107 108 109 145 111 112 113 114 115 116 127 56 57 58 59 60 61 62 51 53 54 252 185 186 210 187 211 188 215 216 217 218 219 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 230 231 152 184 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 178 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 179 180 181 182 183 227 237 243 238 239 240 241 242 244 245 246 247 250 142 143 f1 f2 f3 f64 f131 f266 f268 f269 f270 f271 f272 f273 f274 f275 f276 f277 f278 f279 f280 f281 f282 f286 f283 f284 f285 f287 f288 f289 f290 f291 f292 f293 f262 f264 f267 f263 f294 f295 f296 f297 f298 f4 f255 f256 f5 f6 f7 f251 f8 f71 f260 f75 f72 f73 f74 f76 f77 f78 f79 f80 f81 f82 f83 f84 f9 f10 f12 f14 f13 f17 f18 f16 f236 f11 f15 f19 f20 f21 f42 f43 f44 f45 f55 f28 f22 f27 f95 f31 f30 f32 f33 f34 f35 f36 f37 f38 f39 f40 f41 f63 f233 f52 f103 f234 f248 f46 f48 f125 f47 f49 f50 f261 f85 f86 f87 f88 f89 f90 f91 f141 f23 f24 f25 f129 f133 f132 f134 f26 f253 f100 f220 f232 f235 f92 f29 f110 f93 f96 f94 f97 f98 f99 f126 f128 f101 f65 f66 f67 f68 f69 f70 f130 f146 f147 f148 f149 f150 f151 f212 f213 f214 f209 f221 f222 f223 f224 f225 f226 f117 f118 f119 f120 f121 f122 f123 f124 f102 f104 f105 f106 f107 f108 f109 f145 f111 f112 f113 f114 f115 f116 f127 f56 f57 f58 f59 f60 f61 f62 f51 f53 f54 f252 f185 f186 f210 f187 f211 f188 f215 f216 f217 f218 f219 f189 f190 f191 f192 f193 f194 f195 f196 f197 f198 f199 f200 f201 f202 f203 f204 f205 f206 f207 f208 f230 f231 f152 f184 f153 f154 f155 f156 f157 f158 f159 f160 f161 f162 f163 f164 f165 f166 f178 f167 f168 f169 f170 f171 f172 f173 f174 f175 f176 f177 f179 f180 f181 f182 f183 f227 f237 f243 f238 f239 f240 f241 f242 f244 f245 f246 f247 f250 f142 f143
Sivas Msn Adresleri Msn Nickleri