Kalemime uzandı ellerim… Tek kurtuluş yoluydu o anda… Hani boğulursun ya, işte öyle… Basit ama en gerçekçi tabiri budur hasretin… Hani boğulursun ya, işte öyle…
Zoruma gidiyor bazı şeyler kaldıramıyorum, ne yaşım yetiyor ne kalbim… Aklım mı? O zaten çoktandır terk etti beni. Senin gibi… Beni terk mi ettin… Evet, evet başka nasıl bir açıklaması olabilir ki?
Kıramadım nefretten örülü duvarlarını, kırıp da yerine aşkımı inşa edemedim ya işte beni en çok üzen. Ne yaptım ki, neyi neden yaptığımı bilseydin keşke…
Dokunmayın cümlelerime ne kadar tezat olsa da. Sadece yazmak istiyorum, seni yazmak istiyorum bu akşam yine… Seni yanımda daha çok hissediyorum o zamanlar. Seni yazarken, seni konuşurken daha aşılıyorum seni kendime. Üzülüyor muyum? Hayır… Seninle yaşamayı öğrendim, senin acın olmadan nasıl yaşardım bilmiyorum… Çok boş olurdu, evet.
Öyle bir yazıyorum ki seni, bir daha ki cümlenin ne olacağı konusunda bir fikrim yok. Bir daha ki kelimeyi bile tahmin edemiyorum bazen…
Bu sayfa bittikten sonra yine anlamsız şeyler yapmaya başlayacağım… Yine boş boş şeylerle uğraşacağım hani hayatta kalmak derler ya, ben yine bu sensiz hayatta kalmak için çaba göstereceğim… Belki bir gün bu hayatın sonundadır benim de yüzümün gerçekten gülmesi, o maskeyi belki toprağın altında çıkarıp atarım ne dersin… Her şeye rağmen KARAGÖZLÜM sün…
bunu biri bana yolamıştı bunu kendişn mi yazdın yoksa alıntımı hatta sitede olması lazım olsun emgine saglık Resimleri görüntüleyebilmeniz için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz buraya tıklayıp üye olabilirsiniz.