Bir virüs gibi girmelisin içime.
Ne senle olmalıyım ne de sensiz...
Gazetelerde senin burcunu okumalıyım benimkinden önce bir görevmiş gibi...
Sonra yorumlar yapmalıyım falların üzerine...
Bakla fallarında her şeyi sana yormalıyım...
Ve... ben de senin vazgeçilmezin olmalıyım.
Beni olduğum gibi kabul etmelisin.
Ben buyum, böyleyim...
Beni böyle sevmelisin...
Hırçınsam, kıpır kıpırsam (ki yüreğim kıpırtılarla dolu)
bi o kadar da durgunum belki.
Sen beni çözmelisin...
Beynimin labirentinde çıkış yolunu bilmelisin...
Beni her şeyimle bütünlemelisin...
Yürekten olmalısın..!
Aylık yaşamıma girmelisin olur olmadık.
Hatta haftalık, günlük...
Beni yine de sensiz bırakmalısın yanımda olduğun ölçüde.
Özlemeliyim seni tüm yoğunluğunla...
Saatlerin, günlerin hesabını yapmalıyım.
Yokluğun kangren gibi kemirmeli içimi...
Ama...
O ölçüyü sen bilmelisin...
Özlemim tavındayken varlığınla ödüllendirmelisin,
hani derler ya; "kendini özlet ama unutturma",
özlemler sevdayı güçlendirir bilirim...
Ben seni sende yaşamalıyım
Cesur olmalısın!
Yürekten olmalısın!
Gözlerimdeki toroslara tek nefeste çıkmalısın!
Gözlerimdeki okyanusa düşünmeden dalmalısın!
Sen hayatımda tek yörüngem olmalısın!
Sensiz olmamalı...!
Hiçbi fedakarlık istemiyorum senden...
Olduğun gibi olmalısın. Nasılsan öyle! Doğal, sıradan...
Farklı olmaya çalışmamalısın...
Ve... bütün bunları kendin olmakla yapmalısın. Sen olmakla...
Nasılsan öyle sevmeliyim seni.
Öyle sevdirmelisin kendini.
Ben seni sende yaşamak istiyorum...
Sunduklarınla, sunmaya çalıştıklarınla,
olmaya çalıştığın farklılıklarla değil.
Duygularınla doğal,
Yüreğinle doğal,
yaşamınla doğal yanlarınla...
Zaten olduğun gibi kabulümsen, her şey peşi sıra gelir.
Kendin olmakla başarırsın her şeyi...
Ve... senin kabulünsem olduğum gibi,
tüm savaşlara hazırım yaşam boyunca...