Sevginin Rengi BASLATblog al, blog sitesi, ücretsiz blog, blogger, bloglar, msn blog, yemek blog, aşk blog, blog search, örgü blog, wordpress

 Gönülçelen Ailesi MSN'de! Listeye katılmak için tıklayın.
MSN'de Gönülçelen'i kullanmak için geniş anlatım.
Cevapla 
 
Derecelendir
  • 0 Oylar - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Sevginin Rengi
Yazar Mesaj
alone girl Bayan
||~~güℓ вαкışℓıм~~||
*****
Yönetici

Üyelik tarihi: Jun 2008
Mesajlar: 3,998
Rep Puanı: 3515 - Rep ver
Şehir: Ankara
Ruh Halim: Yaramaz
Durum: Çevrimdışı
Mesaj: #1
Sevginin Rengi
SEVGİNİN RENGİ


Nuri CAN


Ne zaman “bayram” dense

Gizli bir körük yelpazelenir yaram üstünde
Tozu gözümü yakar, közü yüreğimi

Bir yerde sevgiler ağlar benimle



Küçücük bir çocuktum o zamanlar. Yedi veya sekiz yaşlarında. Kokusuna doyamadığım, sıcaklığını doyasıya içime sindiremediğim annemi kaybetmiştim. Saçımı okşayacak bir anam yoktu artık. Ne de sırtımı örtecek şefkatli bir el. Amansız bir hastalık dediler adına, çocuk aklim ermedi. Çocuk aklim ermedi anayı yavrusundan ayıran, eti tırnağından söken, sevgileri linç eden, adına “ölüm” denen bu “göç” ü. Geceler benimle ağladı sessiz sessiz günlerce... Sabahlar benimle...

Bulutlarda yüzü şekilleniyordu sanki anamın gökyüzünde, her özlediğimde baktığım. Yağmur yağmur iniyordu elleri yüzüme okşarcasına. Yağmurun elleri anam kadar sıcaktı... Bir o kadar soğuktum ben, bir o kadar ürkek, bir o kadar masum ve korunmaya muhtaç.

Bulutlar ve ben hep ayni yerdeyiz hala. Özlemlerin vuslatında.

Bulutlarda bir resim.

Elimden tutuşunu hatırlıyorum bir gün babamın,”Hadi gel” deyişini.”Köye gidiyoruz, ninenler bizi bekliyor, seni oraya bırakacağım” Küçücük yüreğimden taşan acılarımla son bir kez daha bakıp odama selamlıyorum bulutları.

Yeşilin her tonu, göz alabildiğince, sözleşmişçesine, burada toplanmıştı sanki. Adini bilmediğim dünya kadar böcek ve kuş. Gökkuşağı bir hali gibi serilmişti çiçek çiçek... Toprağın sesi yükseliyordu çıplak ayaklarımın altında. Mutluydum...

Bulutlar ve ben hep ayni yerdeyiz hala...

Yaşamımı renklendiren analıyı kuzuyu orda tanıdım işte, adini Berkin koyduğum. Küçücüktü. Simsiyah gözleri, ağzı ve kulaklarıyla bir sevgi yumağıydı sanki. İçimdeki boşluğu dolduruvermişti bir anda. Hissetmiş miydi ne öksüzlüğümü? Ne zaman dalıp gitsem dünlere, bitiveriyordu yanı başımda bindir türlü oyunlarla. “Al bu kuzu senin olsun, istediğin gibi bak ona” dediler. Dünyalar benim olmuştu sanki. Bir kuzum vardı artık. Yalnız değildim. Ben, kuzum ve de anası...

Sonradan Sercin’ de katıldı aramıza. Sercin: evimizin haşarı bir o kadar da sevimli köpeği.

Artık, Sercin ve Berlin’in bakımları bana aitti. Bu sorumluluk altında her sabah erkenden kalkıyor ellerimle onları doyuruyordum. Ne güzeldi Berlin’in annesinin peşinden koşması! Annesiyle oyunlar oynaması ne güzeldi! Ama, ne yazık ki uzun sürmedi bu “analı kuzu” mutluluğu. Bir eve bir öksüz yetmezmiş gibi acı bir haber dağlayıverdi yeni baştan çocuk yüreğimi. Kuzucuğumun anası yediği bir ottan zehirlenerek ölmüştü.

Ölüm bir kez daha çöreklenmişti kapımıza.

Kuzucuğum öksüz kalmıştı. Daha bir sıkı sarıldım sanki bu olaydan sonra Berlin’e. Ona yalnızlığını unutturmam lazımdı. Öksüzlüğünü... Sercin olayların farkında gibiydi. Ya da bana öyle geliyordu. Ne zaman melemeye başlasa Berkin, hemen onun yanına gidiyor bir şeyler yapıp onu neşelendiriyordu.

Aradan ne kadar zaman geçti bilmiyorum. Biz üçümüz üç dost, üç kardeş, üç sırdaş gibiydik. Biraz geç uyansam ikisi birden kapımda bitiveriyordu.

Yemyeşil kırlar bizimdi uçsuz bucaksız.

Bir de bulutlar vardı

Mavi bulutlar

Beyaz bulutlar

Bulutlarda şekiller vardı

Bulutlarda iki resim

Yağmur daha çok yağıyordu sanki

Bulutlar ve ben ayni yerdeyiz hala

Bulutlar ve kuzum da ayni

Bir tatlı koşuşturmaca başladı gülerden bir gün evin içinde. Bir telaş. Çarşı pazar alışverişleri. “Hadi sana bayramlık alalım” dedi ninem. Hep beraber kasabaya inip bir şeyler aldık. Çiçekli basma entarim ve kırmızı ayakkabılarım çok güzeldi. kırmızı kurdele de isterim diye tutturdum. Berlin’e, Serfin’e ve bana. Kırmadılar. Aldılar. “Birazda kına alalım” dedi ninem. “Ellerine yakarız. Berfin’i de kınalarız” Sevindim.

Çarşı kalabalıktı. Hiç bu kadar insani bir arada görmemiştim. Meydanlar koyun, kuzu ve danalarla doluydu. Şimdiden kınalamıştı hepsi. Bir anlam veremedim. Çocuk yüreğimin coşkusuyla yarinin heyecanı sarıvermişti içimi. Yarin bayramdı... Kurban bayramı...

Ne zaman “bayram” dense

Gizli bir körük yelpazelenir yaram üstünde

Tozu gözümü yakar, közü yüreğimi.

Bir yerde sevgiler ağlar benimle.

Kınalar yakıldı ellerime. Berlin’in başına kınalar yakıldı o gece.

Anlayamadığım bir fısıltı vardı evin içinde. Sanki duymamı istemiyorlarmış gibi gizli gizli konuşmalar. Berkin ve Sercin çoktan uyumuştu. Ben de uyumalıyım. Yarının heyecanı daha şimdiden sarmıştı içimi. Ayakkabılarımı sildim, ninemin kınalı ellerimi bağladığı bezlerle, parlattım. Bir daha sildim. Şimdi daha parlak olmuştu. Elbisemi kapının arkasına astım. Gözümün önünde dursun diye. Uyandıkça bakarım. Üç tane de kırmızı kurdele duruyordu başucumda. Biri benim için, biri kuzucuğuma biri köpeğime bağlayacağım.

Kınalı ellerimin kokusu karıştı bahar kokulu odama. Gece bir başka güzeldi sanki. Perdemi araladım, bulutlar yıldızlara bırakmıştı gökyüzünü. Göz kırptı biri, diğeri yer değiştirdi... Kaydı gitti... Tutamadım...

Boğuk bir ulumayla uyandım. Köpeğim, kapımın önünde havlıyordu. Önce ellerimin bağını çözdüm kurumuş kınaları topladım. Kapıyı açar açmaz yatağıma atladı Sercin. Eteğimi tutup bir yerlere götürmek istercesine gözlerimin içine baktı. Acı çektiği her halinden belliydi. Daha yataktan kalkmamıştım ki kuzucuğumun acı meleyişini duydum. Birden bahçeye attım kendimi. Kınalı kuzumun gözleri bağlıydı ve sürüklenircesine bir ağacın altına yatırılıyordu. Kocaman bir çukur açılmıştı yanı başında.

Ninemin sesi duyuldu. “Berfin’i kurban ediyoruz. Sana başka bir kuzu daha alırız sonra. Bugün kurban bayramı”



Toprak kaydı ayaklarımın altından

Bulutlar kaydı ayaklarımın altına

Sesler çığlıklara karıştı

Kızıla döndü yeşil

Ellerimdeki kına sızladı

Kapının arkasındaki basma entarim

Çaresizliğim büyüdü kocaman çocuk gözlerimde

Hiç bir şey yapamamanın acizliğiyle yandım

Gök yere indi gürültüsüyle

Şimşek şimşek

Başımı sokup yorganın altına

Yitip giden sevgilere ağladım...



Ne zaman “bayram” dense

Gizli bir körük yelpazelenir yaram üstünde

Tozu gözümü yakar, közü yüreğimi.

Bir yerde sevgiler ağlar benimle.



Bulutlar ve ben hep ayni yerdeyiz hala

Bulutlarda üç resim



Haykırabilseydim nefreti

Haykırabilseydim sevgiyi

Yapamadım.

Kara bir bulut gibi çöreklendi o bayram sabahı küçücük yüreğime.

Kimse anlamadı.

Kimseye anlatamadım

Bayramları neden sevmediğimi
alone girl diyor ki:
Ödül değilsin ceza değilsin
Sen hep benimsin yalnızlık
Günah değilsin ayıp değilsin
Yasak değilsin ayrılık
Uzak değilsin yakın değilsin neredesin ey mutluluk
Her şeyine vuruldum aşk beni ben aşkı unuttum
02-07-2008 14:05:29
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Elife-27 Bayan
Ya Evde Yoqsannn ..!!

Üyelik tarihi: Jun 2008
Mesajlar: 1,206
Rep Puanı: 855 - Rep ver
Şehir: Gaziantep
Ruh Halim: Geveze
Durum: Dışarıda
Mesaj: #2
Cvp: Sevginin Rengi
Emeğine sağlıkk Resimleri görüntüleyebilmeniz için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz buraya tıklayıp üye olabilirsiniz.
Elife-27 diyor ki:
.!!!Terk Ettiğin Şehirler ... Yarım Kalmış Şiirler... !!!.
02-07-2008 15:36:24
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla 


Benzeyen Konular
Konu: Yazar Cevaplar: Görüntüleyenler: Son Mesaj
  vurgun yiyen neden bennnn rüyalar alemi 0 20 01-10-2008 11:23:40
Son Mesaj: rüyalar alemi
  Ben Neden Yaşıyorum ? KaMeLya 3 69 07-08-2008 13:06:46
Son Mesaj: KaMeLya
  Ah Ne Umut ..! ## CeyLiN ## 5 107 30-05-2008 14:18:12
Son Mesaj: altincihis
  Bir Umut ( tun ) ## CeyLiN ## 11 124 15-05-2008 17:24:29
Son Mesaj: meltem58
  Gözlerimin İçindeydi Dünya... Farkettin mi? tugce23 9 184 28-03-2008 06:37:55
Son Mesaj: TERİANA

Forum Atla:

İletişimGönülçelen.NetYukarıya dönİçeriğe DönHafifleştirilmiş SürümRSS Beslemesi