Tam üç gündür evdeyim. Sanırım fena üşütmüşüm..Bu hastalıkta olmasa evde duracağım yok..Şimdi yattığım yerde üşüyorum..Üstümdeki yorgan ve battaniyeye biraz daha sarılıp gözlerimi tavana dikiyorum..Odam sessiz ve bomboş, yüksek sesli müziklerden yoksun kaç gündür..
Aklıma düşüyorsun birden, senin bilgisayarın öteki ucunda olma ihtimalin bile beni deli ediyor..Kalkıp bilgisayarımı açmak istiyorum fakat öyle halsizim ki..Senli rüyalar görüyorum bugünlerde..Belki bir ümitten daha öte bir şey benim ki..Durup durup aklıma gelmelerin, dalıp denizlerin en derinine kum çıkarırcasına hayaller kurmam..Otobüs duraklarında bekleyen insanları sana benzetmem, benzettiğim kişinin sen olma sevinci, korkusu..
Tek düze yaşadığım serseri ruhlu hayatımda mıh gibi aklıma kazınmışsın..Dedim ya bu, bu bir ümitten daha öte bir şey..Nasıl hava karardığı, şimşekler çaktığında yağmurun yağacağını bilersin ya, bu da biraz öyle galiba..
Sanki günler durmuş, zaman geçmek bilmiyor..Zaman, içinde dolanıveren bir bumerank gibi aynı sahneyi koyuyor önüme..
Bazen kimsesizleşiyorum bu şehirde..İnsanlar inadına mutlu, sanki beni uyuz etmek için gülüyorlar..Bu şehri, bu insanları sevmem için yalanlar uyduruyor bazıları, umursamıyorum..Öyle bir haldeyim ki, pasaklılığa vurdum işi..Odam üstüm başım dağınık..Sessizlik üstüne sessizlikte boğuluyorum..Bir tren garında bütün bavulunu eşyasını toplamış tren bekleyen yolcu gibi seni beklemekteyim..