Bir yakaze halinde gördüğüm gözlerin,
Uyanmada kaybetmeten korktuğum rüyam,
Ve sen Rüyalarımdaki çiçek,
Koklamaya kıyamadığım kadar güzel,
Hatta en güzel...
Gül...
Cemre düşer kalbimi,
Kainat anlamına kavuşur,
Bakarsın,
Görürsün o zaman seni,
Bir Anne bağrında yatan bebek saflığındada ileri,
En masumane,
Sen hayatın temiz yönü gibi,
Yüceliğin yüreklerde şiir,
Dillerde türkü...
Seni anlatmak, Seni anlatmak kadar zor işte..
Ve sen çok uzaklarda bir yerde...
Gül..
Gecemde yıldızım ol, yolumu bulayım
Gündüzünde güneşim ol, sende ısınayım
Bir küçük balığım, denizim ol, nefes alayım,
Ceylanım, yeşilliklerimi kaybettim, ucsuz bucaksız ovalarım ol, sende koşayım..
Bir martıyım, ufuklara hasret, gökyüzüm olda sende uçayım...
Patlamaya hazır bombayım,
Ateşim ol,
Zerrelerime kadar sende yok olayım
Umudum ol,
Hülyalarım,
Ulaşamadığım hayallerimi sende yaşayım..
GÜL..
Olmayan,
Olunmaya hasretlikler değil,
Hasretlikleri yaşayan..
Kor ateş gibi pişmanlıklarda yüreğe oturduğunda,
İstenilen O hasretliklerden başkası değil...
Görülen rüya,
Yazılan şiir güllerden başkası değil.
Sadece bir feryat,
Bir aman,
Esmek istediğinde deli gönül,
Gördüğüm bir resim,
Dilimde bir isim.....
GÜL..
GÜL GİBİ OLAN SEN,
GÜL GİBİ KOKAN SEN,
GÜL GİBİ GELEN SEN,
GÜL GİBİ GÜLEN SEN.........
Renklerin ve varlığın yanında soluk kaldığı,
RENKLERİ VE VARLIĞI SENDE YAŞAYIM,
EYY GÜL...
alıntı