Cvp: ayyaşın hoş beşleri...
Var olmak böyle bir şey... Doğmak, her hangi bir şeyi yapabilmek ve sair yetmiyor... İlle de birilerini istiyor adam yalnızlıktan haz etmiyor. Kim demiş neden demiş şimdi daha net anlıyorum... Yalnızlık Allah'a mahsus... Etrafımda o kadar çok insan var ki... Telefon rehberim o kadar dolu ki... Her gün tonlarca insana selam edip geçiyorum koridorda... Velakin yok kimse hayatımda... Bildiğin yalnızım eni konu... Elim dokunmaz yüzüme... Ya da sırtım sıvazlanmaz artık... Hayat yalnızlıkmış yeni anladım...
Ramazan münasebetiyle kapalı olanlardan değilim... Alkoün bini bir para bende... Etrafımda içen de var, içmeyen de... Muhabbetine göre içerim de, içmem de fark etmez... Karşımdakine göre değil gerçi eylemlerim ama inceden sayarım insanları, insanlığıma atfen... Öyle böyle davranmam gerçi kimseye... Gel gör ki yalnızım işte... Eni konu yalnızım....
Öyle bir hasret birikitiyorum ki sarılmaya, dermansız dertlerinin arasında derdin sarılmak olsun diye geçirdiğim zamanlara öyle kara çalıyorum şimdi... Varlığının devamı için yetmiyor demek ki sadece var olmak... Bi de ille de ifade etmen gerekiyor var olduğunu... Öteki türlüsü adamı bozuyor... İçinde durduğu gibi durmuyor hüzün... Üstelik şişede de satılmıyor.....
Kışa giriş depresyonu bu bilirim... Doğa uyuyunca uyuyasım geliyor benim de... Elimi hiç bir şeye sürmeyesim... Gözlerinden yaşlar akasım... Özleyesim... Yolcu ettiklerimi türküyle arayasım... O kadar çok şey geliyor ki içimden hiç birini kalkıp sırayla yapmaya fırsat bulamıyorum...
Küçücük kasaba evleri hayal ederdim küçükken masum, bodrumları izbe.. Anıların bodrumlara kalkmadığı, izbeliğin içinde sadece yakacak kömür aradığım evler... Etrafı, bahçesi yeşil, akşamları denizden gelen meltemin yazın serinletip, kışın titrettiği... Arkadaşlarının elinde tepsiyle eve geldiği,canın sıkılıp yaran kanadığında rahatlıkla kapısını çaldığın bir yaşlı çiftin yan komşun olduğu evler...
Hasret çektiğinde yanına gidebildiğin uzaklarının olduğu, uzakların yakınlaşabildiği ama yakınların uzakta durmadığı yaşam alanları hayal edip dururdum... Bilmezdim o zaman hayat denen pratikte hiç bir zaman olması gerekenlerin olmadığını, kimyadaki normal koşulların bizzat koşullara ihtiyacı olanların kendisi tarafından alt üst edildiği yere dünya dendiğini.... Dünya atlı karıncaydı ne de olsa ikisi harbiden dönerdi... Hem dönmek denilen şey baş döndürse bile keyifliydi...
Uzun uzun anlatamam belki neler kaybettiğimi, ya da uzun uzun anlattım belki bir koyunun ancak kendi bacağından asılabileceğini... Eskilerden bir şarkı dinliyorum şimdi... Terennüm eden Gönül Yazar... Adı gibidir kendisi bilemem ama o kadife ses, gençliğinden beklenmeyecek bir melankoliyi şimdi kulağıma fısldıyor... "Bu ne bitmez çileymiş, neden hala dolmadı... Sevmek korkulu rüya..."
Hayatım boyunca yeteri kadar savaşmasam bile hayallerimi hep sevdim ben... Hayatımda yarım bıraktığım çokça şey yok...Haliyle şanslı adledilebilrim... İstediklerime az tabir edilebilecek bir sabırla ulaştım ben... Ama istek denilen şeyi karıştırmayalım arzuyla....
Üniversiteyi iki defa kazanmaktan, bitirmek, yurt dışında okuyabilmekten, sözüne önem verilen bir adam olmaktan ya da ne bileyim partilerin aranan adamı olmaktan bahsediyorum alt tarafı... Sevgiden sevgiliden ya da özlemden tutkulu ve arzu dolu duygulardan değil...
Şanslı biriyim aslında, kendime rağmen hala ölmediğim var sayılırsa, kenidime rağmen hala sevildiğim düşünülürse...
:Velakin derdin başlayıp bittiği yer ben de, var oluşta yani hata... Ben sevemiyorum kendimi... Ben isyan etmiyorum ama kabul de edemiyorum olan biteni... En dağılmış zamanımda bile bir tarafım sürekli kendinde kayıt alıp duruyor... İnsanlardan utnamaktan değil, kendime kızmaktan bahsedebilmek, daha çok kendimi sevmemeye gark edebilmek için....
Var olmak tam da böyle bir şey işte ben de, daldan dala atlayıp, dala bir şey sormamak... Ağacı değil kendini düşünmek... Bencil olabilmek ama kendinden nefret etmek.... Böyle bir çelişki var olmak bende... Yoksa neden içsin insan... Durup dururken zorsuz, keyiften içilir mi bu meret her akşam....
|